Yürek Döküntüleri ’09

Yürek DöküntüleriBazen vedalaşmak gerek sevdiklerinle, istemesen de… İçin burkularak, canın yanarak kabullenmek gerek gidişini. Çaresiz bakakalmak hiçbir şey yapamadan sessizce vedalaşmak gerek. Ne yaparsan yap dönüşü olmayan o sonsuz yola uğurlamak, devam etmek yoluna…

Yarım yamalak, eksik paramparça, bir başına, öyle yana yıkıla değil dimdik, onurunla, boyun eğmeden zorluğa, nefes almak gerek sorgusuzca; biliyorum, yine de elde değil sormadan devam etmek bu yola.

Okumaya devam et “Yürek Döküntüleri ’09”

Babam için…

“kış başlıyor sevgilim,
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor”*

Yıllardır yeni yıla girerken değişik bir gülümseme belirir yüzümde, hani papatyalar açar, kelebekler konar, misk ve amber kokuları dolar odama ve buna benzer bir sürü tumturaklı söylemler vs. Kendimi eşsiz insan Murathan Mungan’ın Yalnız Bir Opera’sını okurken bulurum odamın en mahrem köşesinde her bir cümlenin yarattığı balyoz etkisinin kelebek etkisine dönüşmesini bekler, sonrada kendi kendime gülümserim..

Okumaya devam et “Babam için…”