Kadıköy Kızı

Kadıköy KızıBütün mutsuz tecrübeleri aldım safıma. İhmalkar olmayan bir tutumla ağlıyorum. Sapa yollardan geçerek aylak bir dem vuruyorum. Sonbahar gelmiş, sarı bir kalabalık yerlerde. Oturdum dizlerine. Baktım üstüne arabalar park edilmiş. Kestane ağaçlarını rüzgar savuruyor. Ani bir kızgınlık yaşamış gibi düşüp parçalanıyor. Kestane ağaçları bana tanıdık yâr gibi. Rüzgar saçlarımda. Kaçamak bir ulak gibi. Kıyıda köşede şehrin ıssız bir kimliğinde demleniyorum.
‘Kırık Bir Aşk Hikayesi’ni izler gibi.

Okumaya devam et “Kadıköy Kızı”

Sonbaharda Hüzün

Sonbaharda HüzünYine geldi yılın hüzünlü aylarından bir Eylül ayı. Soğuk havaların, yağmurların, esen rüzgarın habercisi. Her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardır. Heyecan getirir, özletirler kendilerini. Fakat Sonbahar ayrı bir duygusaldır. Tabiatın döküldüğü, insanların zoraki güldüğü mevsimdir.

Ayrılıkların en çok yaşandığı mevsimdir aynı zamanda. Ormanlardaki sarı ve turuncu renkler ve yağmur eşliğindeki yürüyüşlerim gelir aklıma. “Her gönül insanı yemiştir, ömründe birkaç kez, Eylül’ün tokadını.” diye ne güzel ifade etmiş Sonbaharı Servet Saygınoğlu. Çiçeklerin solduğu, ağaçların çıplak kalmış gövdelerinin üzüntüsünü görmektir Sonbahar. Bir de Sonbaharı sevenler vardır. Yağmuru sevenler gibi özeldirler. Islanmak ve üşümek değildir bu… Kederin endişesini ve tüm olumsuzlukları sulara bırakıp gelmektir, rahatlamaktır aslında.

Okumaya devam et “Sonbaharda Hüzün”

Sonbahar Çocuğuyum Ben

Sonbahar Çocuğuyum BenYine uykusuz geçen bir gecede bir başıma oturmuş, içinde düşünceler uçuşan zihnimi kağıda boşaltmaya çalışıyorum. Her işimi teknolojik cihazlar vasıtasıyla yaptığım halde ne zaman birkaç satır karalayacak olsam illa ki kalemime sarılıyorum.

Geçtiğimiz ay yaş günümde Burak’ın hediye ettiği Patti Smith’in Hayalperestler kitabını okumaya başlamak yine içimde dizginlenemez bir yazma iştahı doğurdu. Yazmanın, paylaşmanın tadını bir kez almış biri kimi zaman uzak kalsa da bu alemden, yazmadığı/yazamadığı dönemlerde oluşan boşluk duygusunu başka bir şey ile ikame etmesi mümkün olmuyor. Okumaya devam et “Sonbahar Çocuğuyum Ben”

Sonbahar Başlangıçlarına…

Sonbahar BaşlangıçlarınaMutluluk içinde bir “an” aramışsa o nemli anılar, hüznünü de tuzlu sulara karıştırmışsa bir de güneş yakmış rengine de belirsizlik katmışsa “yazlı anılara” sonbahar yaklaşmış demektir.

Yazdan kalmışsa bazı alışkanlıklar yazı da çıkaramamışsa bazı arkadaşlıklar, kafa karışıklıklarına kalp kırgınlıklarına eşlik etmişse yaşamlar, o zaman “gelen de giden de” uğurlanmalıdır bu son-bahar.

Çok düşünülmüşse bazı kararlar, çokça yaşanmışsa hayal kırıklıklar üstelik fikirler atılmış beklentiler yaratılmışsa, sonra da “zihin” bırakılmışsa düşünceler değişip fikirler de boğulmuşsa kaybettirmekte savaşın kazasıysa çok kaybedenlerden de yaza koca bir hoşçakal! Okumaya devam et “Sonbahar Başlangıçlarına…”