Saçak

SaçakTütün çıkmazı yalnızlığım,
kavun içi beter viran hastalığım,
bir sen kalacaksın içimde bükülmüş
eğri, budaklı, delik deşik
salkım saçak
gideceğim bu şehirden
ellerimde kır çiçekleri
bir sen kalacaksın anılar dahilinde
yalın ayak yaşlanacağım bir yerlerde
yalın ayak kanacağım başka sevilmelere
baharlarsa çoktan kaybedilmiş
izbe, yarım, kararmış aynalar
gideceğim bu şehirden
yalın ayak,
çıplak…

Okumaya devam et “Saçak”

Yalnızlığa Düzgüler

Yalnızlığa DüzgülerYalnızlığın verdiği rehavetle dolanıyorum sokaklarda. Bir başucu kitabımın varlığından yoksun, hiçliklere doğru yol alırken savaşları düşlüyorum ya da kimsesiz, yaşamdan nasibini alamamış insanları. Derken yağmur çiseliyor. Toprağın kokusu genzimi yoklar gibi… Sonra baharı özlüyorum bahara yakınken. Tüm vaatlere doymaktan mide spazmı geçirir gibiyim. Delicesine baharı özlüyorum… Aniden Türk filmi jönlerinin o sıradan sözleri fısıldanıyor kulaklarımda: “Ah sigaram! Benim için yanan tek şeysin.” Çakmağımı çakıyorum o hararetle. Aslına bakarsan pasif bir içiciyim. Derme çatma laflar bunlar, işin gereği yani.

Okumaya devam et “Yalnızlığa Düzgüler”