Saçak

SaçakTütün çıkmazı yalnızlığım,
kavun içi beter viran hastalığım,
bir sen kalacaksın içimde bükülmüş
eğri, budaklı, delik deşik
salkım saçak
gideceğim bu şehirden
ellerimde kır çiçekleri
bir sen kalacaksın anılar dahilinde
yalın ayak yaşlanacağım bir yerlerde
yalın ayak kanacağım başka sevilmelere
baharlarsa çoktan kaybedilmiş
izbe, yarım, kararmış aynalar
gideceğim bu şehirden
yalın ayak,
çıplak…

Okumaya devam et “Saçak”

Yalnızlığa Düzgüler

Yalnızlığa DüzgülerYalnızlığın verdiği rehavetle dolanıyorum sokaklarda. Bir başucu kitabımın varlığından yoksun, hiçliklere doğru yol alırken savaşları düşlüyorum ya da kimsesiz, yaşamdan nasibini alamamış insanları. Derken yağmur çiseliyor. Toprağın kokusu genzimi yoklar gibi… Sonra baharı özlüyorum bahara yakınken. Tüm vaatlere doymaktan mide spazmı geçirir gibiyim. Delicesine baharı özlüyorum… Aniden Türk filmi jönlerinin o sıradan sözleri fısıldanıyor kulaklarımda: “Ah sigaram! Benim için yanan tek şeysin.” Çakmağımı çakıyorum o hararetle. Aslına bakarsan pasif bir içiciyim. Derme çatma laflar bunlar, işin gereği yani.

Okumaya devam et “Yalnızlığa Düzgüler”

Bir Garip Düşünceler Zinciri

Bir Garip Düşünceler ZinciriUnutmak iyileştirir diyorlar, oysa bilmiyorlar ki unutan insan yeniden hatırlatılmasına mâhkumdur. Şimdiki aklım olsa aynı hataları yapmazdım diyorlar, oysa o hataları yapmasalardı şimdiki akıllarına sahip olamayacaklarını unutuyorlar.

İnsanlar sıklıkla unutuyor; milyonlarca sperm arasından öne çıkıp galip gelerek var olduklarını, ne kadar özel ve şanslı olduklarını göz ardı ediyorlar. Ne kadar özel olduklarını unutup; herkesin özel olduğu bu hayatta, herkesin özel olmasının aslında özel olmamak anlamına geldiği düşüncesine kapılıp hata ediyorlar.

Okumaya devam et “Bir Garip Düşünceler Zinciri”