Yap-Boz

Yap-Boz Yanımdaki hayaline gelme kuma,
Dokunma, bozma sessiz yapbozumu
İzle öylece uzaktan, bak sadece oynadığımız
Sonucu belli oyuna…

Hep bir parça eksik çıkıyor görüyor musun?
Hep en son hamle kalıyor bana yine,
Eksik olan eksikliğimizi arıyorum gözlerinde ben,
bulamayacağımı bile bile…
Ve her seferinde yenik düşüorum, çocuk gibi masum ve arsız,
Bu acımasız kadere.

Dürüsttüm ama ben hep sana,
Hiç bir parçamızı da saklamamıştım ki senden
Sense, sakladığın o parçayı bulmama, tahammül bile edemezken.
Kazanmak vardı meşrebinde, evet kazandın,
Yine üstün geldin benden,
ama artık istemiyorum inan
inan hiçbir şey senden…

Nedensizdir, hayalinde arıyorum artık o eksikliği ben,
Biliyorum da, bulduğum gün
yok olacaksın nemli gözlerimden,
bu yüzdendir bitiremiyorum,
gidemiyorum istesemde hayalinden,
Aynı çocuk mızmızlıgımla, bozuyorum ortasında
bu oyunu bitmeden,
Düşünmeden ve
ilk defa seni dinlemeden.

Oynuyorum yine de ama kin tutmadan, usanmadan
beni bırakma, gitme diye mi? Utanmadan…

Ama ne olur artık SEN gelme
Ne olur dokunma, sensiz ve sessiz yapbozuma…
İzle sadece zaferini uzaktan,
İzle galip olduğun
her seferinde tekrarlanan,
ve her tekrarda sana acımasızca
gülümseyen oyununu,
dinle şimdi dinle,
o masum ve arsız çocugun haykırışlarını,
ama gelme ne olursun gelme bana
bir daha…

Mesut Öztürk