Aşka Yazılanlar ’01

Bilirim


Aşka YazılanlarBilirim…
Yokluğunda her şeyin anlamsız olduğunu, istisnai kaideler dışında yokluğunun yaşanılamaz olduğunu, isyan etmem gereken yerde suskun kalmamın bir nedeni olduğunu…

Oysa ilk görüşte aşka inanır mısın sorusunun en anlamlı cevabı sendin. Başka bir cevabı yoktu, bilirim. Başka bir cevabı olsaydı eğer, suskun olmak yerine binlerce cevapla gelirdim önüne.
Geç anladım…

Bilirim…
İnsan değişir, senin için değiştiğimde anladım. Aşk’ı kişiliğimde bile barındıramazken, hatta ondan bu kadar korkarken. Sırf senin için devrik cümlelerden aşk yazıları oluşturdum. Kelimelerim senin için bir cümle oluşturduğunda sana bir adım daha yaklaşmanın zevkini tadardım.
Geç anladım…

Bilirim…
Yorgunluk belirtilerimi bile ortadan kaldıran sen, gün geçtikçe en büyük yorgunluğum oldun. Yorgunluğumun eseri olarak yatağa yattığımda sen uyurdun bense seni düşünürdüm. Çalar saat sabahın köründe mecburi olarak sessizliğini bozup seni uyandırdığında, ben geceden arda kalanları topluyordum. Bazen uykusuz geçen gecelerimin adıydın, bazen de uykusuzluğumun ilacı. Bu yüzden vücudumda ki en büyük virüstün. Sen benim en büyük hastalığımdın. Bu yüzden hiçbir panzehirin yoktu.
Geç anladım…

Bilirim…
Kişiliğimde olmadığı halde, sırf sen kabul et diye, mükemmel bir insan olduğumu kanıtlamaya çalıştığımı, hem olmadığım birinin numarasını yaptığımı hem de kendimi kandırdığımı… İnadını kırmak amacıyla türlü türlü laf cambazlıkları yaptığımı bilirim…
Geç anladım…

Bu yüzden…
Bir sonraki hayata inanıyorsan eğer.
Ruhun, bir sonraki hayatımı bulsun.

Tuncay Ünaydın