Bir Şey Hariç Her Şey Biter

..Sert plastikten yapılma 206 direksiyonunu tutan elleri istemsizce terliyordu. Gözleri kısılmıştı; yaz ikindilerinin yolda olmak için iyi saatler olmadığını düşündü, hele de güneşe karşıysanız.. çok geçmeden görüşünü asıl engelleyenin, gözbebeklerinde biriken ıslak bulut olduğunu farketti; belli etmeden savuşturmaya çalıştı… Daha sıkı tuttu direksiyonu, destek alması gerekti..

..”yürürüm ipte.. ağım yokken hem de.. kopkoyu içim inan çok çalıştım bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için”

..yan gözle baktı; kızın gözü camdan dışarıdaydı. hiç umursamaz bakışları bitmeyecekmiş gibi uzanan yola akıyordu.. orada yok gibiydi. Belli ki hatıraların kötülerini seçmekle meşguldü zihni. Güzel anılarıysa, teker teker doğrayacak ve atacaktı kadınlara özgü bir refleksle. En kolay çıkış yoluydu bu.

“neyim var ki sanki, senden başka; hadi son bi kez yokla ceplerini.. aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz..”

demek kalmamıştı hiç bir şey, en küçük bir kırıntı.. önce Teoman’ı suçladı, sonra güzelim yaz havasını mateme dönüştüren müzikçaları.. saçmaladığını kendi de biliyordu. Güzel olan her şeyi bozan yalnızca iki kişiydi. Ya suçlu kimdi?

Erkeksi bir düşünceyle tüm güzel anıları dizdi birer birer gözünün önüne. ilk günden hatta ilk andan beri, her ne varsa.. Gözlerindeki bulut, artık yağmura dönmek için zorluyordu.. şarkı değişmişti..

“suçlu ne sensin ne de benim, şimdi sensizim.. sen de bensiz..”

.İşte o gün gelmiş, işte her şey tükenmekteydi. Kıza baktı yeniden, şimdi siyah, geniş güneş gözlüklerinin ardına saklamıştı siyah kirpiklerle çevrili bakışlarını. Alnında ter damlacıkları vardı. soluk alışı derin ve içtendi.. hep mi böyleydi yoksa.. yüzünü hepten çevirmişti.. sırtını dönmüş bile denilebilirdi.. bunu haketmek için ne yapabilirdi ki insan?

“Yine dolacaksa gözlerim Sensiz olsun dilerim Eritir yaşlar kalbini Dayanamaz buna yüreğim”

Güneş usuldan kızarmaktaydı.. dönülmez akşamın ufku çok ta uzakta değildi. Gaz pedalına intikam alırcasına bastı.. yol akıp gidiyordu.. zaman akıp gidiyordu.. ömür akıp gidiyordu.. artık gözyaşları akıp gidiyordu..

“Şimdi çok uzakta kalmış bir baharsın.. Kalbimin derinlerinde bir yalansın..”

..ve müziği susturdu..

Ahmet Davut Çetinkaya