Doğru Sandığımız Yanlış İnsanlara İthafen…

Doğru Sandığımız Yanlış İnsanlara İthafen...Herkesin içinde midir yalnızlığı bu yüzden midir kalabalık kırgınlıkları ve yolun başındayken başlayan kaçışları…

Hep bir sonranın yükü müdür yoksa geçmişte kalmanın ağır hamallığı mı? O sabırsız bekleyişlerin gelmeyen sonu…

Konuştukların mı unuttukların mı yoksa geride bıraktıkların mıdır bu soğukluğun adı?

Kimileri vardır hayatında, iyi ki dersin… Kimileri hatadır geç anlarsın ama öğrenmiş de sayarsın kendini şimdi için daha rahat. Ne yanlışlar yaparsın ne zamanlar harcarsın ve sonra bakmışsın ki her şey yerli yerinde ama kalbin daha da dağınık.

Bazen… Gidende kalırsın kaldığında gittiğini fark edersin bu nasıl yalnızlık diyemezsin.

“son” dersin ve bazen de “keşke” kalır dilinde bilemezsin yeni başlangıçların olur ve artık hepsi yeni bir sona daha yakın durur.

Ne çok yanlış tanımışsındır da yine de tanışmışsındır kaygın tek doğruyu aramaktan mıdır? Bilemezsin.

Ne çok konuşur insan kendisiyle ne çok dinlemez karşısındakiler nasıl sessiz kalırsın, nasıl boşver der insan, içindekilerine bu kadar inanmışken.

Kim haklı dersin kendinden başlarsın sıralamaya aklından geçenler kalbinde kaybeder hak kalır, “o” gururuna haksızmışsın diyemezsin.

Ne çok değer verir ne çok eksiltirsin gözünde nasıl büyütürsün uzaktan gördüklerini kalbinde…

Ne büyük sözler duyarsın, “nasıl bu kadar kolay söylenebildiklerine inanırsan” işte o kadar çabuk kırılırsın yanlış isimlerde.

Geçen zamanlar aklından geçirdiklerini de siler kalbinden, kalmaz kimsenin ayak izleri kendine daha fazla acı çektirmeden…

Belki de güvenemezsin kimselere yine de “o” kimselerden, çok yanlıştan tek doğruya ulaşmak istersin işte…

Kimi sever insan, inandığını mı güvendiğini mi neyi kabul eder insan, hatayı mı onun affını mı?

Kime küser insan, çok sevdiğine mi yoksa samimiyetinin göz göre göre yok edildiğine mi?

Ne inandırır insanı, çok şey söylemek mi az sözle “çok” anlatılamaz mı? Öyleyse herkeste niye bu hayret…

Bazen…

Yeniden inanmak için en başından başlayarak tanışmayı istediğimiz insanlar, doğru sandığımızda yanıldığımızı anladığımız insanlar, sevdim derken unutmak için çabaladığımız insanlar hatayı affetmeyi göze alabildiğimiz insanlar ve değerinden düşen insanlar… Değmiyor hayatlarımıza artık isimleri, yetmiyor kalbimize sözleri…

Bu yüzden!

Çok inandığımızdan çok “insan” sandığımızdan ve çok kırıldığımızdan dolayı “kaçtığımız” insanlar şimdi;

Hoş”çakal”sınlar.

Ece Çekiç