Düş

Düş:
DüşArabanın arka koltuğu, sıcak, bütün camlar açık, radyoda eğlenceli bir şarkı çalıyor, hızla ilerleniyor. Kadın kolunu mümkün olduğunca camdan dışarı çıkarmış, kırmızı ojeli tırnakları kısa, elleri bembeyaz. Bir an… Kısacık bir an… Her şey yavaşlıyor. Çok yavaş. Rüzgarı görebilecek neredeyse. Aksi yönden gelen bir araba. Kolunu aynı şekilde uzatmış adam, esmer, parmakları kadının hatırladığı gibi. Parmaklarının uçları birbirine hafifçe dokunuyor… Ve her şey eski hızına dönüyor. Arabanın arka koltuğu, sıcak, camlar açık, radyoda spiker o gün yapılacak maçla ilgili ayrıntıları anlatıyor, her şey hızlı. Kadın kolunu içeri çekiyor, yüzü bembeyaz.

Düş:
Kulakları tırmalayan bir uğultu var. İnsanlar konuşuyor, insanlar gülüyor, insanlar bakıyor. Kadın bir arabanın önünde duruyor. Son 4 saat 23 dakikadır orada dikiliyor. İşi bu… Tek yapması gereken insanlara gülümsemek. Kadın bunu yapamayacak kadar üzgün. Adam gideli haftalar olmuş. Yüzünü özlüyor ve bıyıklarını. Bir an başını yere eğip adamı düşünüyor. Uğultu susuyor, insanlar hareket ediyor fakat çok sessizler. Yanında birisinin dikildiğini fark ediyor, konuşuyor ama kadın duymuyor, sadece dudaklarının kımıldadığını görüyor. Gayri ihtiyarî karşıya bakıyor. İnsan selinin arasından adamın geldiğini görüyor. Adamın görüntüsü net, geriye kalan her şey bulanıklaşıyor. Adam gülümseyerek kadına doğru gelmeye devam ediyor. Tam önünde elini kaldırıp kadının yüzüne dokunuyor. Adamın eli kadının yüzünün içinden geçip gidiyor. Adam arkasına bakmadan yürümeye devam ediyor. Kadın bakıyor. Aniden sesleri duymaya başlıyor. Görüntüler netleşiyor. Yanında dikilen adam önünde durdukları arabayı satın almak için hangi bankadan kredi çekmenin daha avantajlı olduğunu soruyor. Kadın sorunun cevabını bilmiyor.

Düş:
Dışarıda kar yağıyor. Kadın şömine bozması, ancak kendini ısıtan bir sobanın önünde oturuyor. Kadın daha 3 dakika önce ağlamış, adama bunu söyleyemiyor, umursamayacağını biliyor. Tekrar ağlamamak için adama geçenlerde izleyip çok beğendiği bir klibi anlatıyor.

“Bir kadın var, evi darmadağın. Galiba sinirlenip kendisi kırıp dökmüş. Sonra yola çıkıyor. Ha hatta yolda bir kafeye uğruyor. Kafedeki adam ona fonda çalan şarkıyı söyleyen adamı sevip sevmediğini soruyor. Bak burası çok güzel. Kadın her yarım saatte bir diye cevap veriyor. En sonunda şarkıyı söyleyen adamın güya klibinin çekildiği yere gidiyor. Adam şaşkın bakakalıyor. Kadın ellerini silah şeklinde yapıp adama doğrultuyor. Adam şarkı söylemeye devam ediyor kadına yalvarır gözlerle bakarak. Kadın ellerini monitöre doğrultup işte güya ateş ediyor. Monitör parçalanıyor. Şarkıyı söyleyen adam hariç herkes kaçışıyor. Kadın dizlerinin üstüne çöküp ağlamaya başlıyor. Adam gelip sarılıyor ve klip bitiyor. ” “ama” diyor kadın “ben adamı vurmasını tercih ederdim. Eğer yapabilseydim, azıcık cesaretim olsaydı seni öldürürdüm.” Adam kadının kendisini gerçekten öldürmek istediğini biliyor. Kadının cümlesi biter bitmez tv’de klip başlıyor. Kadınla adam şaşırıyorlar. Gülüyorlar…

Ertesi gün kadın kar yüzünden sıkışıp kaldığı evde geceden bitirdiği şarap şişesini ve ‘tek’ kadehini kaldırırken gözü tv’ye takılıyor. Dün gece bahsettikleri klip yayınlanıyor. Elinde şişe ve kadehle koltuğun ucuna ilişip klibi izlemeye başlıyor. Ağladığının farkında bile değil. Zaten önemli de değil. –kadın ellerini silah şekline getirip adama doğrultuyor. Adam yalvarır gözlerle şarkısını söylemeye devam ediyor. Kadın ateş ediyor, adam yere düşüyor.- Kadın gülmüyor.

Düş:
Kadın adamın yüzüne bomboş bakıyor. Az önce söylediği şeyin gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyor. “Yarın gidip hep istediğimiz o evi kirala. Artık döndüm, üzülme her şey geçti.” Kadın nefes alamıyor, balkona çıkıyor. Gerçek mi emin değil hala. Düş mü görüyor? Adam sahiden döndü mü yani? Her şey düzeldi mi? Adam arkasından yaklaşıyor. “Sana dönemem. Kendini iyi hissetmen için söyledim her şeyi. Yapamam.” Kadın üzgün bile değil.

Kadını belinden tutup balkonun kenarına oturtuyor. “Seni şimdi aşağı itsem her şey sona erecek. Seni düşünmek, özlemek zorunda kalmayacağım. Sen hiç olmamışsın gibi yaşamak istiyorum. Senden kurtulmak istiyorum.” Kadın korkmuyor. “Artık seni sevmek istemiyorum.” Kadın susuyor, adam ağlıyor, kadın bakıyor, adam omuzlarından tutuyor. Balkonun kenarı sahiden çok rahatsız.
Düş kadın!!!…

Dilşah Kalkan