Mimari Yapılar İnşa Edilirken Engel Olmayın!

Mimari Yapılar İnşa Edilirken Engel Olmayın!Günümüz dünyasında, her bir birey, bir uğraş içindedir. Düşündüğü fikirlerini, farklı düşüncelerini, hayalini kurduğu kavramları, taslakları başarılı bir şekilde hayata geçirmek ister. Ve bunları yapmak için adım atma teşebbüsünde bulunduğunda, önüne çıkacak olan engelleri bazen düşünemez. Ah o engeller; hayata geçirilecek olan güzel projelerin fikirlerini kimi zaman öyle bitirir ki, her şeyi sıfıra indirir. Geriye yapılacak olan tek şey kalır: Engel kavramının farkında olmak, varlığını bilmek fakat üstesinden gelinebilecek bir güç olduğuna da her an inanmak…

Yaşadığımız evrende 600 milyon kişi ‘engel’ kelimesinin geçtiği cümle içerisinde bulunmaktadır. Bu cümle içerisinde bulunmak bir seçim değildir ve hiç bir zaman özür bir suç olmamıştır, olmamalıdır da. Soluk aldığımız bu hayatta mutlaka çok kategoride sınıflandırılan insan toplulukları vardır. Bunlardan yüzdelik dilimi önemli bir biçimde göze çarpan engelliler sınıfıdır. Bir tanımlama yapacak olursak; engelli birey, sağlıklı bir kişinin, kişisel ya da sosyal yaşantısında, kendi kendine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlardır. Toplumda daima kendilerine özgüveni sağlam olan bir yer kazandırmışlardır. Peki, gerçekten güneş ışığını kanımıza aynı anda aldığımız insanlar, hak ettikleri gibi yaşıyor mu, hakları yeterli mi, günlük hayatta ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabiliyorlar mı? Peki, neden onları anlamak, hayatlarını kolaylaştırmak yerine bir taş da biz koyuyoruz önlerine? Neden? Neden biz ve onlar diye insanlığı 2 ye bölme çabamız? Yaşadığımız evrende aynı havayı soluyoruz. Bazı yapılan değerlerin ortak olması da kulağa gayet hoş gelmiyor mu? Bizler için ya da onlar için diye ayrı projeler değil de, hepimizi olumlu etkileyecek tasarımlarla adım atmalıyız bu yaşamda.

Hayatları kolaylaştırmak diye bir söz dizisi kullandık; gelin bunu şöyle açıklayalım:

Tuttuğumuz bardaktan, yazmak için kullandığımız kalemden oturduğumuz sandalyeye, yürüdüğümüz yoldan, çıktığımız merdivene kadar, hayatımızın içerisindeki her şey ‘tasarım’ adını alır. İnsan, duyularıyla algılanabilen, çeşitli unsur özelliklerin oluşturduğu görünümdür aynı zamanda. Tasarımın asıl amacı, insan ergonomisini yaratmaktır. Yani insanların kullandıkları cisimlerin daha uygun ve kolay bir şekilde kullanımını sağlamaktadır. İnsana ergonomisi-fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci- insanın kendi doğasında kendi vücut hareketlerinin en uygun şekilde kullanılmasıyla ilgilidir. Bu da tasarımın doğmasına ve gelişmesine katkıda bulunur. Bu noktada tasarımın, mimari gelişiminin engelsiz bir şekilde yapılması vurgulanmaktadır.

Dünya da her insan farklı fiziksel özelliklere sahiptir. Her birey farklıdır ki herkese göre ayrı ayrı tasarımlar düşünülerek uygulanması neredeyse imkânsız desek, abartmış olmayız. Bu yüzden önemli yüzdelik bölüme sahip engellileri de düşünerek yapılacak olanı, insanlık adına da herkes için kolaylık sağlayacak ortak çalışmaları faaliyete geçirmek gayet önemlidir.

Tekerlekli sandalye kullananlar için uluslararası örgütlerin, tüm dünya için kabul ettiği standartlar vardır. Kaldırım genişliği, rampa eğimi, tehlikeli yerlerde emniyet barları, yaya geçidi ve yaya yolu mesafeleri, yazı ile yönlendirmeler, posta kutusu ve çöp kutusu yüksekliği gibi. Sayısal veriler hesaplanarak, tasarımların da bu ölçüler doğrultusunda olması istenmiştir. Örneğin; dünya örgütünün kabul ettiği %6 rampa eğimini, %10 olarak tasarlayıp hizmet verirsek, o yapıyı inşa etmenin hiçbir anlamı kalmaz ve engel yaratmaktan da başka bir işe yaramaz.

Günümüzde biliyoruz ki ulaşım önemli bir yeri kapsamaktadır. Engellilerin sorunlarından da biridir aynı zamanda. Metro, tramvay, otobüs gibi araçlarda ulaşım ulaşılabilir hale getirilmelidir. Metro içindeki asansörler, tekerlekli sandalye kullananlar için manevra yapılabilecek alan kadar geniş olmalıdır. Kumanda panelleri, dünya örgütünün de tespit ettiği ölçülerde olmalıdır. Perondaki işaretlemeler de, ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla düzenlenmelidir.

Yaya yürüyüşlerini serbestçe gerçekleştirmek için yeterli yürüyüş alanları oluşturulmalıdır. Yoldaki düzenlemeler engelli bireylerin istedikleri yere gitmelerine engel olmamalıdır. Her bireyin yapmak istediklerini mümkün olduğunca kolaylaştıran tasarımlar yapılmalıdır.

Serbestçe, engellenmeden dolaşabilmek için yaya yolunda yeterli genişlik, yönlendirme, uyarmalar olmalıdır. Görme engelliler içinde ses veya iri puntolu sembol harfler gerekmektedir.

Kaldırımlar da engellilere engel yaratacak bir diğer konudur. Kaldırımların yüksek olmayacak şekilde tasarlanması ve zeminin kaygan olmaması dikkat edilecek hususlar arasındadır. Caddeden kaldırıma daha rahat çıkabilmek, yaşlıların, çocuk arabası kullananların ve engellilerin şehirdeki yürüyüşlerinin kesintisiz olmasını sağlamak amacıyla rampalar oluşturulmalıdır ve bu rampalar az önce de bahsettiğimiz gibi belirtilen standartlara uymalıdır. Fazla dik olması, engellilerin yanında yaşlıları, yine çocuk arabası kullananları da olumsuz etkilemektedir. ‘İnsanlık adına bazı çalışmalar ortak yürütülebilir’ dememizin nedenlerinden biri de budur. Her bir kişi için katkı sağlayacağı düşünülerek tasarlanmıştır.

Her engelli birey, günümüz teknolojisine uyum sağlayan, tasarımlar yapan inşaları görmek ister. Bir bina yapılırken; bina girişinden, odadaki elektrik butonuna kadar düşünülmelidir. Engelli birey, sağlıklı kimselerin yararlandığı girişi kullanmayı, basamaklarının kaymayan kumaşla kaplandığı, basamaklarının başında ve sonunda sahanlıklarının bulunduğu merdivenden çıkmayı, tekerlekli sandalyeliler için rahat manevra yapılabilir alanların olmasını, garajının bina girişinde ve uzaktan kumandalı oluşunu, park yerlerinde kendileri için yeterli alanların bırakılmasını istemez mi? Çok şey mi bu tasarımların gerçekleştirebileceği ihtimali, dünyaya son hızla yayılabilecek gücü olduğuna inanma isteği? Ortak hizmetten bahsettik. İnsanların hayatlarını kolaylaştırmak için farklı çabalar içine girilmesine gerek yok, sadece tasarımların ölçülü, tek tek her bireyi ilgilendirecek, yaşamları kolaylaştıracak şekilde olmasını düşünmek ve sonucunda bunu başarmak önemlidir.

Mimari yapıların sadece görsellikten ibaret olduğunu düşünmenin yanlış olduğunu görüyoruz. Hayatı kolaylaştırmak adına yapılan tasarımların -görsellik ışığı altında- insanlığa daha yararlı olacağına inanıyoruz.

Herkes tarafından benimsenecek ortak çalışmalara uzanmak, hem de ”başarılı tasarım ile engel ortadan kalksın” sloganını tüm dünyaya duyurmak için çok da geç kalmış sayılmayız.

YAPACAKLARIMIZIN HAYATTA HİÇ BİR ŞEYE ENGEL OLMAMASI DİLEĞİYLE.

Sema Kahveci