Yaban

YabanBu nasıl kısır bir döngü
Hüzünler köle bedenimde
Kapımı çarpar kinaver gözleriyle
Yol uzun, yol bitmez imtihan
Yırtılır kirli ellerimden yazgım
Ben hep bu iklimde ikinciydim
Yargıdayım
Ağardı hüzünlerim

Serseri bir mayın gibi gömdüm, asiydi, titrerdi
Hangi ayağım kalksa tik sesiyle savuracaktı
Dağılacaktı kirpiklerim gibi ayrık
Hüzünlü bir mayın

Beni bağışla Tanrım
Ayinden atılmış gibi
Kapanır kapılarım
Sevmekten yana kinciydim
Bir yer var epey çetrefilli dilimde
Ayaklarımda narin bir kımıltı
Kaldırsam dağılacaktı iliklerim

Öncesizim
Sonrasızım
Bağışla sevmelerimi

Ertesi ve ertesi sabahlar
Ayinden uğurlanır gibi kalktım
Kızgındım kendime
Serseri bir mayın gibi gömüldüğüme

Kimsesiz bayırların efendisi
Yazgımı bir sonbahar yaprağına bağışladı
Savurdu oradan oraya
Çorak yabanların uğultusu
Dinle öyķümü
Galip bir başkası
Ben bu yolda ikinciydim

Türküler yaktım
Deli ozanlar güldüler
Kavundan beter yalnızlığıma
Yalnızlığım asi bir kenevir
Çöreklenir sarhoşluğuma
Tüter sarhoşluğum
Seni sarar ıraklardan getirir
Yaralarıma hüzzam bir beste gibi çağırır

Yabanlar serçe gibi öterdi bu besteye
Bazen bir karga olurdu dehşet verici sesiyle
Uzaklaştığını anlardım
Sevgimi bir güz yaprağına bağışladım
Dağılır sarışınlığı

Ayinden kovulmuş bir yabanım
Yürüyorum kenevirin düşüne
Sarımtırak hastalıklı bir ülküye
Yargılayıp
Asın ipliklerimi
Takılsın saç tellerime
Silinir büyüsü yaprağın
Bir yabana asılı kaldım
Karışmayın gülüşlerime.

Özlem Özler

“Yaban” için 2 yorum

  1. Belki de cam kenarı düşünceli anlarımın şiire yansımış halidir. Yüreğinize sağlık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

EnginDergi Tüm Hakları Saklıdır. 2008 - 2022